Sokrates'in Savunması
- zeynep eriş

- 17 Oca 2024
- 2 dakikada okunur
Ömrü hayatınca tartışmalar yürütmesine rağmen arkasında kaleminden hiçbir şey bırakmadı Sokrates. Hayatını neredeyse ömrü boyunca Atina'da geçti(M.Ö469-399) söylenene göre annesi ebe babası ise heykeltıraş idi. En büyük ve önemli ilgisi bilginin ta kendisi idi. Döneminde sofistlerin başat olduğunu değerlendirirsek herkesin her şeyi bilmekle övündüğü kendisini esas aldığı ve bilgiyi kar amacı edindiği ortamda kendisi bilmenin ne kadar zor olduğunu anlatmış hatta insanoğlu olarak kainattaki bilgimizi ölçülendirmiş:'' Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir.'' demiştir. Çünkü mesele bilgiyi sevmektir onu tekelleştirmek veyahut tüccarı olmak değildir. Sokrates insanın kendini doğru kavrayışı ile mutlu olacağına inanmaktadır insanın bilgisi evrenseldir. Kendini bilen insan toplumsallığını da keşfedecektir, Sokrates insanı felsefenin merkezine geçirmiş ;Kendini bilen biri, bilmediği şeyler hakkında konuşmaz. Konuşursa ahlaklı davranmış olmaz. Bu yaklaşım siyaset içinde geçerlidir. Sağlam pratik sağlam teoriye dayanmalıdır teori ve pratik bütün değilse erdemsizlik doğar ve Sokrates e göre bunun yöntemi diyalogtur. Zorbalık silahı demagojidir Sokrates bunun tam tersi tarafta saf tutar. Bilgi kirliliğine, ahlaki yozlaşmaya eleştiri getirmesi ''Atina'nın yüce birlik ve bütünlük ilkelerini ve koruyucu tanrılarını inkar suçu'' ile yargılanmasına hatta ölüme mahkum edilmesine sebep olur. Antik Yunan'da resmen korkunç bir cinayet işlenecektir ve bunun yönü tamamen Sokrates'in savunmasına bağlıdır. Sokrates'in savunması tarihe mal olmuş bir çağrıdır e Sokrates kendi şahsında toplumun yargılandığını bildiğinden savunmasını kendi üstlenmiştir. Savunmasına başlarken vurgular ''Gerçekleri göstermekten vazgeçmeyeceğim'' sözlerine yalan karışmadığının şahidi yoksulluğudur.'' Asıl kaçınılması gereken şey dünyadaki haksızlık ve kötülüklerdir''
Sizin istediğiniz gibi konuşup yaşamaktansa kendim gibi konuşup ölmeyi tercih ederim dedikten sonra yine de idam kararı aldığında kaçırılmayı ve rüşvet vermesini teklif eden öğrencilerine kendi olarak bunun erdemsizlik olacağını söyler. Çok geçmeden baldıran zehrini verirler, içer ve zehrin vucuduna zuhur edişini hisseder, uzanır ve orada can verir. Sokrates'in savunması hala canlı ve yaşıyor, yaşatmak bize kalıyor.





Yorumlar