top of page

PAGANİNİ’NİN “KAPRİSLERİ”

  • Yazarın fotoğrafı: NOVA
    NOVA
  • 17 Ağu 2023
  • 3 dakikada okunur

19. yüzyıldan önceki besteciler ancak sonraki nesillerce anlaşılmıştır. Ancak bu yüzyıldaki sıra dışı bestecilerin ve yorumcuların yaşarken de fenomenleştiklerine şahit oluruz. Keman virtüozu ve bestecisi Paganini, işte bu silsiledeki fenomenlerin başında gelir. Kendisini tarihte ve günümüzde çok farklı bir unvan ile görürüz. Şeytanın kemancısıdır kendisi… Onun yaptığı o müziği bir insanın yapacağını kimse düşünememiştir. Uzun parmakları kemanı lanetleyip ruhunu sattığı şeytana çalan bir müziği vaktinde sergilemiştir. Niccolo Paganini. Onu tanıtmak çokta zor değildir. Özellikle bu yazıyı okurken arka planda açacağınız “Caprice no.24” ile ruhunu şeytana satışını duyduğunuzda daha da iyi tanıyacaksınızdır.




(Itzhak Palman’ın çaldığı versiyonlarında Paganini'yi daha orkestra kemancısı gibi yorumlarken, Alexander Markov onun şeytani yönünü daha da ortaya çıkarmak için keskin vuruşlar ile müziği şeytani seviyeye çıkarmıştır. İki versiyonu da buraya bırakmak istedim.)


Vivaldi’nin kendisini altın kemancı olarak adlandırmasından sonra birazda dönüp Paganini’ye bakmak en doğrusu olacaktır. Kemanı çok farklı seviyelere taşımış olan bu sanatçı, Mozart seviyesinin de açıkçası üstüne çıkmıştır. Mozart’ın doğuştan gelen yeteneği ve babası tarafından müzik ile şansı olması gibi Paganini de bu şansa sahiptir. Babası kendi dükkanında çalışırken durmadan oğluna keman çalmasını söylermiş ve kaynaklara göre tehdit ettiği, zorladığı vakitlerde olurmuş. Ne kadar zorlu bir dönem olsa da, aslında o vakitlerde yetenekli olan oğlunu geliştirme amaçlı yaptığı çok bariz.


Chopin, Listz, Verdi ve Wagner gibi “Tanrı armağanı” olan bu yetenek, Paganini için şeytani bir düzeyde yorumlanır. Bir çeşit kemanın karanlık tarafını simgeler. O vakitler onun kemanına şahit olanlar şaşkınlık, hayranlık ve korku duygularına kapılması sebebiyle bu şekilde bir yansımaya sahip olur. Tarihin tozlu kitaplarında, sayfalarının birinde veya belki birçoğunda Niccolo Paganini insan düzeyini aşmış bir kemancı olarak geçmiştir. Onun parçalarını dinlerken her defasında 19.yüzyıl’dan kayıtlar dinlemek ister insan. Ona şahit olma şansını bir kere de bu vakitten deneyimlemek isterim. Fakat biliyoruz ki her şey her zaman bir değere sahipse anlaşılmaz. Vaktinin ilerisinde değeri karşılık bulunca, ona yeterli değer verildiğinde ortaya çıkar. Birlikte bu parçayı incelemek için size Caprice no.24’ü sunuyorum…


Paganini’nin “Caprice” adı altında 24 tane kaprisi bulunur. Bunlar 1’den 24’e kadar gittikçe zorlaşır. Keman solosu için yazılmış olan bu kaprisler kimileri için vaktinin en iyisi, kimileri için ise şu ana kadar en iyisi diye düşünülür. Sanatın görüş ayrılıkları aynen bu konuda da bulunur. Fakat Paganini ne kadar vaktinin iyisi olarak görülse de sanatın müzik alanında beklenilmeyen şeyleri de bizlere göstermiştir. Halkın sanatçısı olan kemancımızı sadece burjuvalar ve üst kesimler değil gerçekten de nadir görülen bir durum olan halktan insanların da aynı ortamda bulunması ile dinlenirmiş. Bu ustayı dinlerken büyülenmek herkese has bir özellik olmuştur.


Ne kadar böyle sevilip sayılsa da onun ruhunu şeytana satılmış gerçeğinin asla üstünü çizmemiştirler. 1840’ta gırtlak kanserinden ölen sanatçıyı tam olarak bu sebepten dolayı yakarak öldürdükleri kayıtlara geçer. Ondan sonra da böyle bir keman seviyesinin gelmeme sebebini de bu yakım işlemine borçlu olduklarını dile getirir halk. Farklı ve ilginç bir konu olmalı. Seni tanımlama şekilleri bir övgüden daha çok kötülük göstergesi gibi görünüyor maalesef. Sanata kattığı iki çalma akımı ve bu derece hayran bırakma şeklini hiçe sayar gibi…


Paganini hakkında çok farklı bir duyumda vardır aynı zamanda. Kemanı konuşturan olarak bilinir kendisi. Kuş ve hayvan sesleri, trompet, flüt ve korno gibi sesleri kemanı ile taklit ederek çıkarması onu yine diğer keman virtüözlerine göre farklı bir seviyede olduğunu açıkça gösterebilir.


Paganini’yi şeytani yapan sadece çalışı değildi, aynı zamanda duruşu ve giyimi de bunu destekler, hatta sahnede kemanı sunarken hissettiği yoğun duygu ve hareketleri onu bu duruma sürüklerdi. Aslında şeytani kelimesi denilmese de yazıdan beri bahsettiğimiz bu keman çalışı Paganini’nin sınırları için sadece “şeytani” demek ile eşit oluyordu.



Kaprisleri arasından 24.kapriste işte tüm bu şeytani konuşmaları geçerken kendisinin ruhunu sattığı bir an olaraktır. Kemanda çalınması zor, bazı sınavlarda geçiş parçası bile olabilirdir. Her şeyin ötesinde bu parça Paganini’nin bir parçası ve bizlere bıraktığı bir eserdir.


Elif Zeyneb ŞENSOY



Kaynakça:




 
 
 

1 Yorum

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
Sıla  Ceylan
Sıla Ceylan
18 Ağu 2023
5 üzerinden 5 yıldız
Beğen
bottom of page