top of page

Gece Bahsi Gündüz Şahsi

Geceyi aydınlatan kararmış ruhların yaktığı abajurlardır;


Gündüzü çekilir kılan ise tenine değen güneşin seni yakacağını yahut yakmayacağını seçebilmendir. Geceleri yıldızlar yağar ruhuma, buruk bir huzuru getirir peşinde. Gündüzleri ateşler çalınır göğsüme, saklanamam soyguncu aydınlıktan. Buna rağmen çıkarım günyüzüne , bulutların üstüne binerim, gök mavi rengine yakından bakarım ki bir daha göğü boyarken doğru rengi seçeyim diye, gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığı çıkarmış bu rengi göklere. Bende bir iğne bir iplik bulurum ve geceden bir elbise dikerim kendime, güneşten korur cılız bedenimi bende bir gece vakti görünmez olur seni korurum amansız kabuslarından.

Çok şey söylemek isteyip söyleyememek, hiçbir şey söylemek istemeyip çok söyleme alışkanlığını armağan etti bana. Sonra kalktım ölü benimi süsledim genç kahkahalarla birlikte, ziyaret ettim mezarımı, mezarımın üzerinde biri çakmağını unutmuş, sigaramı yaktım, mezarımı yaktım.

Bazen bir umut görürsün ya buluttan bir bukette veya topraktan bir bebekte öyle inanırsın ki öyle; olmaz sonra bir şeyler durmaz yerinde ne yapacağım ben dersin Ah! Ne yapacağım ben? Öyle de bir yaparız ki, hepimiz bal gibi de geçtik o yollardan dikenlere batarak ve daima gülü arayarak ve sonra ben artık bir gül istemiyorum diyerek. Tutuşan sözcükleri dansa kaldırdım, kabul olmamış dualar ve kulağına fısıldadığım duyulmamış haykırışlarla birlikte. Muhatabını kaybedince sözcükler dil bilmek manasız kalıyor zira… Yani gitmek gerekiyor. Hoş(ç) kalın lisanı sahipsiz olanlar ve her şeyi gören âmâlar...

Yazar,

Zeynep ERİŞ

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page