Sanatın İçindeki Hayalet Sesler
- Hacer Şen

- 28 Ağu 2023
- 2 dakikada okunur
Müzik bir çok sanat dalıyla doğrudan ilgilidir. Burada genel kavramlardan çok sanatçının ham maddesi olan ruhu ile onu taşıdığı bedeni arasında oluşan müzikten bahsedeceğim. Ruh ve beyin arasında oluşan ritim tam olarak hayalettir. Görülemez ve elle tutulacak bir somutluğa da sahip değildir fakat sanatçı tarafından hissedilebilir düzeydedir.
Sanat ile müzik arasında kurulmuş bu sıkı bağ, ritmik desenleri ve birbirini tamamlayan figürleri ortaya çıkartıyor. İnsanın içine işleyen bir yapıya sahip olduğundan bizlere hissettirdiği duyguların tümü ruhumuza yansıyor. Bu durum elbette sadece sanatçının yaşadığı bir durum değil. Müziği sevmeyen bireylerin bile hayatında bulunan ritimler, doğa ananın derinlerinden kopan ses sekansları, kuşların ahenk içinde ötüşü, kalp atışımız ve daha bir çok örnek bize yaşamımızın her noktasında müziğin bulunduğunu hatırlatıyor. Peki tüm bunların sanatla ne ilgisi var? Haydi hayaletimiz hakkında konuşmaya başlayalım.
Müziğin başlangıcı tam olarak bilinmese de ilkel insanların içgüdüsel ritim duygusu ve doğa seslerinin taklidini yapmasıyla ortaya çıktığı olasıdır. İlkel insanın sevinç duygusu eşliğinde yaptığı hareketler ile dans kalıbına, hüzünlü anlarda söylediği ritmik sözlerle ile de şarkı kalıbına girmiştir. İlk çağdan kalma mağara resimleri ve arkeolojik bulgular en eski uygarlıklarda müziğin varlığına işaret eder.
Tarih içesinde bu şekilde başlamış olan müzik; devamında epey gelişmiş, enstrümanları da kucaklayarak yeniden doğuş anlamına gelen Rönesans dönemine ulaşmıştır. Bu dönemde edebiyat, güzel sanatlar ve felsefede güzel değişimler yaşanmıştır. Kullanılan müzik aletleri gelişmiş ve artık din dışı kullanımı iyice önem kazanmıştır. İşte tam bu noktada sanatın her dalında ortaya çıkarılacak eserin; oluşum, gelişim ve sunum kısmında müzik, sanatçının en güzel yol arkadaşı olmuştur.
İşte müzik ve insan arasındaki bu derin bağ ve hayatın ilerleyişinde ortaya çıkan bu ritmik akış sanat ile insan arasında güçlü bir köprü haline gelmiştir.
Şimdilerde teknoloji çağının da getirisiyle saf ritimlerden bir nebze uzaklaşmış olabiliriz. Ama müziğin gücüne o denli inanıyorum ki; hangi kalıpta olursa olsun bizleri etkilediğini, ruh halimize göre şekil değiştirip her koşulda bize ayak uydurabilecek nitelikte olduğunu düşünüyorum.
Sevgiyle kalın..
Yazar,
Hacer ŞEN








sanat içinde.