top of page

İnsanlarda Kurur;Dünyaya Küresel Isınma vurmuşken Bize niye ayaz vurdu, Küreselleşen Değersizlik:

İnsanlık boyunca süregelen ilişkiler kimi zaman dostluk kimi zaman düşmanlık kimi zaman aşk-ı şahane üzerine oldu. Nezaket, saygı, sevgi ve filhakika düşmanlığında yozlaşıp, bozulduğu bu devirde artık çiçekler değil insanlar sararıp soldu, duygularımızın kökleri çürüyünce, çürüyen köke can suyu fayda etmez olur. Hani derler ya insanın önüne düşmanın bile insan olanı çıksın, şimdi bak dön bir eski dostluklarına, eski husumetlilerine ayıraç var mı ikisinin arasında şimdi bu alıntıyı iyi düşün “Sadece ağaçlar ve çiçekler kurumaz Mathilda insanlar da kurur.” Kuruttuk biz kuruttuk sağlam dostlukların, sağlam aşkların ve sağlam düşmanlıkların soyunu.

. Kaldır kafanı camı aç bak bir sokağa o camdan bağırsan yardım edin diye kim kafasını kaldırıp da bakar 5.katta el uzatan sana, sen ben ve bunun farkında olan bir avuç insanda ölecek bir gün küreselleşecek bu kalbin ayazı, insanlığın sığlaşması, değerin ve değersizliğin yozlaşması. Hasat yok, hasılat yok. Yalnızca kayıtsızlık aldatanlara ve aldatılanlara , yalancılara ve doğrulara...”Deliler “kurtarırsa ancak onlar kurtaracak evreni galiba, fazla yakınlığın getirdiği uzaklığı def edecekler belki el ele tutuşup hunilerimizi göğe atıp mezun olacağız hayat okulundan, göç vakti boş bir tarlada ademoğlunun tohumlarını sulayacağız ne çok su ne az, ne çürük ne kuru, ne sevgi ne kayıtsızlık, sadece insan, insanlığını yitiren insana bir tokat, kuruyan Çiçeklere; sardunyasıyla konuşan anneler umut ışığı olacak, sokakta kedilere salam veren abla, sokak çocuklarından aldığım gül, ve o gülü gönlün ayazından kurtarıp gonca yaptıktan sonra aldığım yüzü gülen teşekkür umudun kapısını yağlayacak. Mühimdir ki değersizlik de bir histir değerini kaybetmediği suretle. İşin sonunda hepimiz aynı yere , inançlarımız ,doğrularımız ne olursa olsun, değerimiz ve değersizliğimiz aynı yere, kaba olacak ama geberip gideceğiz bir gün senden benden geriye arkamızdan konuşanlar kalacak biz duymuyoruz nasıl olsa öldük dimi , insana yaşarken elini uzatan girdiğin toprağı da kurutmaz ama dualar ama feryatlar ama adına açılan rakılar ve de buruk bir hüzünle en sevdiğin şarkı çalınca sesi açılan radyolar “Ben giderim sen kalırsın dostlar bizi hatırlasın o zaman son olarak Doksanında ağrıdan susarsın, gençliğinde tasadan, aşkı kırgınlık, düşmanı intikam susturur sen hep sus hiç susma insan ol hunini tak mezuniyete az kaldı.

Yazar,

Zeynep ERİŞ

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page